Tema resimleri Storman tarafından tasarlanmıştır. Blogger tarafından desteklenmektedir.

Comments

Facebook

Blog Archive

Categories

İLETİŞİM ADRESİ

İLETİŞİM ADRESİ

Ad Home

Tags

latest tweets

Instagram posts

flickr photos

random posts

Magazine

Random Posts

Videos

Recent Posts

Header Ads

Popular Posts

Sports

9 Ocak 2018 Salı

Gübüristan

 


Yurda giriş saatine yetişebilmek için hızlıca yürüyordum. Aklımda sadece gelecek hafta başlayacak vizelerin bedenimde uyandırdığı korku hissi vardı. Sakın küçümsemeyin vücudumdaki her hücrede kusma hissi uyandırırdı her zaman. Hayatım boyunca unutamayacağım o anı hiç beklemezken can sıkıntısı sardı birden. Adımlarımı parke taşlarının tam ortasına basma çabamdan sıkılarak kafamı kaldırdığımda ne göreyim. Ünlü marketler zincirinin bir çalışanı meyve sebze reyonundaki çürümüş ürünleri dışarı çıkartırken, çöpleri toplayan belediye görevlisi de o bölgeye yöneldi. Biri daha koşar adım yaklaştı oraya. Sırtında çocuğunu kundaklamış yardıma muhtaç olduğu her halinden belli bir kadın.  Market görevlisinin elinden kapı verdi çürümüş sebzeleri. Karınlarını doyurmak için mücadele veren bu üç ayrı insan sessizce bakıştılar. 

Kadın atık sebzeleri almasına sevinemeden utancından gözleri doldu, saniyeler içinde kayboldu. Gözümden bir damla düştü yere, yutkunamadım, insanlığımdan utandım. Yeryüzünde adalet olgusunun muallakta kaldığını o zaman anladım. Kaderin apayrı insanları bir araya getirebilme kabiliyetine inanamadım. Bir süre ayrılamadım oradan. Her içişimde nefret etmeme rağmen bir sigara daha yaktım ve hüngür hüngür ağladım. İnsanların birbirinden habersiz yaşamasına ağladım. O ay geçinebilmek için babamdan aldığım yüz lirayı veremedim, insanlığıma ağladım.

Aradan nerdeyse yedi sene geçmesine rağmen hafızamdan silinmez bu sahne. Kader diye söylenip geçirmiştim o zamanlar. Kaderin yaşayan varlıklar üzerindeki etkisini kurcalamanın, isyana teşvik edeceğinden korktum sonra. Hazır kader demişken, doğduğumuzda kulağımıza üflenen isimlerin de kaderimizin olmasına karşı çıktım hep. Niye ben kendi ismimi seçemiyorum? Ya da geleceği görebilseydi annem, böyle neşeli bir isim seçer miydi? Neyse ben ailemden af dileyerek huzurunuzda adımı değiştiriyorum. Gübüristan koydum adımı. Evet Gübüristan. Kökü gübre değil, gübür. Türkçe meali çöp yani. Aklınıza gelebilecek en boktan isim değil mi?

  Bombok olan hayatların başkahramanı olduğum için Gübüristan koydum adımı. Aslında kahraman olmak istiyordum. Olacaktım da aslında, az kalmıştı. Kırkbeş santim daha ileri adım atamadım. Sonra senden bir bok olmaz dediler. Bende ''Olur hem de kralı olur'' dedim ve  Gübüristan oldum. Neden diye sormayın dedim ya kaderi kurcalamak isyana teşvik eder. Neyse ben Gübüristan! Hayatları bombok eden kahraman!  Arada bir yazar bol bol saçmalarım. Bu arada okuyun diye yazmıyorum. Sadece yazarken rahatlıyorum.

0 on: "Gübüristan"